
SASKİ Genel Kurulu’nda konuşan Dr. Atila Tekcan, mahalleye dönüştürülen köylerin artan vergi yükü, yüksek su faturaları ve imar baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Tekcan, kırsal mahalle statüsüne geçişin zorunlu hale geldiğini vurgulayarak mevcut uygulamanın köy yaşamını sürdürülemez kıldığını ifade etti.
SASKİ Genel Kurulu’nda konuşan Samsun Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkan Vekili Dr. Atila Tekcan, büyükşehir yasasıyla mahalleye dönüştürülen köylerin yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Tekcan, 31 Aralık 2025’te sona erecek muafiyetlerin ardından köylülerin yeni vergi ve katılım paylarıyla karşı karşıya kalacağını vurgulayarak, “Bu tablo ne adil ne de sürdürülebilir” dedi.
“Yanlış bir düzenleme olduğu baştan belliydi”
Dr. Atila Tekcan, 6360 sayılı yasa ile köylerin mahalleye dönüştürülmesinin baştan hatalı bir düzenleme olduğunu ifade ederek, bu sürecin köy halkına ciddi mali yükler getirdiğini söyledi. CHP olarak bu düzenlemeye karşı çıktıklarını hatırlatan Tekcan, köylerin ortak mallarının ve meralarının belediyelere devredildiğini, bazı bölgelerde bu alanların satıldığını veya imara açıldığını dile getirdi.
Mahalle statüsüne geçen köylerde hayvancılığın zorlaştığını, ahır yapmanın neredeyse imkânsız hale geldiğini belirten Tekcan, “Şikâyet halinde hayvancılık yapan vatandaş köy dışına itiliyor. Su faturaları merkez mahalle tarifesine bağlandı, emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi köylünün sırtına yüklendi” dedi.
Muafiyetler 2025 sonunda bitiyor
Tekcan, siyaseten tepki doğuracağı için yıllardır uzatılan vergi ve harç muafiyetlerinin 31 Aralık 2025 itibarıyla sona ereceğini hatırlatarak, 2026’dan itibaren yeni bir yasal düzenleme yapılmaması halinde eski köylerin artık yeni vergilerle ve katılım paylarıyla karşılaşacağını söyledi.
Kırsal mahalle düzenlemesi umut oldu ama…
2019 yılında Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Orman Şurası’nda kırsal ve kentsel mahalle ayrımına dikkat çekildiğini anımsatan Tekcan, ardından çıkarılan Kırsal Mahalle ve Kırsal Yerleşik Alan Yönetmeliği ile yeni bir sürecin başladığını ifade etti.
Yeni düzenlemeyle kırsal mahalle statüsü kazanan yerlerde emlak vergisi muafiyetleri, harç indirimleri ve su ücretlerinde ciddi düşüşler öngörüldüğünü belirten Tekcan, ancak uygulamanın belediye meclislerinin onayına bağlı olmasının süreci zorlaştırdığını söyledi.
“İmar cezaları köylüyü bezdirdi”
Konuşmasında uygulamada yaşanan sorunlara da değinen Tekcan, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun bu alanlarda devreye girmesiyle birlikte imar şikâyetlerinin arttığını, yüksek para cezalarının köy halkını mağdur ettiğini ifade etti. Tekcan, şunu söyledi:
“Köylü kırsal mahalleye geçince imar kolaylığı ve mali rahatlama bekliyor.”
“Köy sahipsiz bırakılamaz”
Köylerin mahalleye dönüştürülmesinin doğal afetlerle mücadeleyi de zorlaştırdığını vurgulayan Tekcan, “Köy bir çelik çekirdektir. Yangın, sel, erozyon gibi afetlerde köyün sahipsiz bırakılması kabul edilemez” diye konuştu. Tarım ve hayvancılıktan kopuşun köylüyü TOKİ’ye ve şirketlere bağımlı hale getireceği uyarısında bulundu.
Köy varlıkları rant konusu oldu iddiası
Belediyelere devredilen köy varlıklarının akıbetine de değinen Tekcan, özellikle Ege ve Akdeniz’de köy arazilerinin ve taşınmazlarının rant baskısıyla el değiştirdiğini savundu. “Köylüye yüksek su ve atık su faturaları kesilirken, köyün eski varlıkları üçüncü kişilere aktarılıyor” dedi.
“Köy tüzel kişiliği güçlendirilmelidir”
Konuşmasının sonunda çözüm önerilerini sıralayan Tekcan, köy tüzel kişiliğinin korunmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Köylerde sağlık ocağı, okul, öğretmen ve ziraat uzmanı istihdamının yeniden güçlendirilmesi gerektiğini belirten Tekcan, belediyelerin gelir yapısının da yeni koşullara uygun şekilde yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Tekcan, “Köy ile kentin uyum içinde geliştiği, tarımın ve kırsal yaşamın korunduğu bir Türkiye hepimizin ortak özlemidir” ifadelerini kullandı.