Geçen gün ihanetten konuştuğumuz bir sohbette bu zamana kadar kimseyi aldatmadığımı söyledim. Sonrasında da “İlişkilerde yaşadığım farklı bir sorun var ama… Karşımdaki insana çok açık olamıyorum, acımı içimde yaşıyorum, perişan olup ağlarken bile çaktırmıyorum, sevgimi hissettiğimden çok daha az gösterebiliyorum” diye ekledim. Kadın arkadaşlarıma duygularımı, üzüntülerimi, kırgınlıklarımı çok rahat söylerken...
İnsanların, kendi dışındakilerin hayatını fazla irdelediğini düşünüyorum. Kim evlenmiş, kim çocuk yapmış, kim ne kadar maaş almış gibi şeyleri çok merak etmediğim için, insanlar bunu yaptığında da biraz şaşırıyorum açıkçası. Derin arkadaş sohbetlerinde yapılan konuşmalardan bahsetmiyorum tabii ki. İlişkim, evliliğim, ailem, hayatım hakkında sorular ayaküstü sorulunca sinirleniyorum ben… Sadece benim...
Saatleri nasıl geçirdiğini anlamadan bir günü bitiriveriyor insan.. Büyük bir yorgunlukla kendini eve zor atan yalnız insanlara dönüşüyoruz. Ne kadar konuşmak istiyorsak daha fazlasını susuyoruz. Eskiye nazaran daha hızlı tüketiyor ve daha hızlı harcıyoruz her şeyi. İlişkiler de nasibini alıyor tabii ki.. Dikkat ettim de eskiden insanlar ilişkilerini daha yoğun...