Eksilmiş bir dünyanın kıyısında bir yıl daha bitiyor. Savaşlar, acılar, ölümler, hüzünler, yoksulluklar, açlıklar, anlık mutlulukların ortasında… Kendimizi, tükettiğimiz dünyada yaşamak için mücadele ederken buluyoruz. Kaçıncı yüzyılı göreceğimizi düşünürken, Noel Babanın getireceği hediyeleri, modern evlerimizin bacasının olmadığını unutarak, bacalardan gelmesini bekliyoruz. Yine de umutları, mutlulukları yılbaşı ağaçlarımızın eteklerine bırakacağını varsayıyoruz....
Milyonlarca yıl önce oluşan bu tertemiz dünyada, huzuru bulamayan insanlık cenneti arama yoluna koyulmuş. Kendi elleriyle kirlettikleri dünyayı yerle bir edip, yeni dünyalar arar olmuşlar. Nankörlük, ihanet her daim onların içindeydi. Tanrı bile terk etti onları. Unutulan insanlık… Özel varlıklar olduğunuzu ve evrenin merkezi olduğunuzu düşündünüz. Hayvanların, ormanların, denizlerin sadece...