Bir kıvılcım kadar ışığı olmayanları, güneşin yerine koyduk. Küçücük mutlulukların peşinde koşarken, büyük mutlulukları kaçırdık. Nankörlüğü, sevginin en saplantılısını, hastalığı, ölümün en acı verenini, zenginliği, yoksulluğu, vefayı, dostların en güzellerini, ailenin en sevgi dolusunu gördük. Cehennemi de yaşıyoruz en derinlerde, nefes alabilmenin mutluluğunu da. Ayrılır yollarımız sevdiklerimizle zaman zaman. Yine...
Saatleri nasıl geçirdiğini anlamadan bir günü bitiriveriyor insan.. Büyük bir yorgunlukla kendini eve zor atan yalnız insanlara dönüşüyoruz. Ne kadar konuşmak istiyorsak daha fazlasını susuyoruz. Eskiye nazaran daha hızlı tüketiyor ve daha hızlı harcıyoruz her şeyi. İlişkiler de nasibini alıyor tabii ki.. Dikkat ettim de eskiden insanlar ilişkilerini daha yoğun...