enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
31,3334
EURO
34,0169
ALTIN
2.101,05
BIST
9.097,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun
Hafif Yağmurlu
12°C
Samsun
12°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Az Bulutlu
16°C
Salı Yağmurlu
13°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
10°C
Perşembe Çok Bulutlu
8°C
Love in Love
Love in Love

Alper Gezeravcı, Samsun’a bağlandı

Alper Gezeravcı, Samsun’a bağlandı
28 Ocak 2024 12:45 | Son Güncellenme: 28 Ocak 2024 12:46
A+
A-

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Samsun’a bağlanarak Uluslararası Uzay İstasyonu’nda kalacağı sürede yaptığı deneylere ilişkin bilgi verdi.

“AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZI UZAYDA TAŞIMAK ŞEREFİNE NAİL OLMAK, TARİF ÖTESİ BİR DUYGU”

“Uzayda olmak nasıl bir duygu?” sorusu üzerine Gezeravcı,

Ay yıldızlı bayrağımızı uzayda taşımak şerefine nail olmak, tarif ötesi bir duygu. Sizlerin de desteğini burada hissetmek, benim his ve düşüncelerime paydaş olduğunuzu bilmek, mutlulukların aile ile paylaşıldığında çoğalması gibi deneyimlerimi daha da değerli hale getiriyor.

Beni buraya taşıyan şanlı bayrağımızın, istasyonda asılı olduğu yerden her geçişimde, iradesi ve kararlılığı ile bu büyük adımı atan devletimizin, milletimize yaşattığı mutluluk, gurur ve heyecanı hissediyor ve ürperiyorum.

Hatta yerçekimsiz ortamda olmasam, ayaklarımın yerden kesildiğini söylerdim. Ancak, bu deyimin mevcut ortamda fiziki bir karşılığı yok” ifadelerini kullandı.


“DRAGON KAPSÜLÜ, GÖREV DÖNÜŞÜ SUYA İNİŞ YAPMAK ÜZERE TASARLANMIŞ BIR UZAY ARACI”

“Görev sonrası nereye iniş yapacaksınız?” sorusunda Gezeravcı,

Dragon kapsülü, görev dönüşü suya iniş yapmak üzere tasarlanmış bir uzay aracı. Planlı inişimiz, fırlatmanın da gerçekleşmiş olduğu Florida eyaletinin doğusundaki Atlas Okyanusu ve batısındaki Meksika Körfezi’nde yer alan toplam 7 potansiyel iniş noktasından birisine olacak.

Neden potansiyel diyorum? Çünkü; inişe karar verilen gün ve saate ilişkin fırlatma öncesinde yapılan istatistiki değerlendirmeler güncel bilgiler ışığında gözden geçirilerek karar veriliyor. Meteorolojik bilgiler, dalga yükseklikleri ve bunun gibi iniş planlamasında etkili olan birçok faktörün, planlanan iniş zamanındaki durumuna göre iniş noktasına karar vermek gerekiyor.

Tüm bu bahsettiğim detaylar, planlı iniş için geçerli. Bir de plansız inişler var ki; bu beklenmeyen durumlarda, acil durum senaryoları devreye giriyor. Bu tür bir durumda, dünya üzerinde meteoroloji ve arama-kurtarma şartları açısından değerlendirmesi yapılmış; risk faktörleri minimize edilmeye çalışılmış herhangi bir noktaya iniş gerçekleşebilir” diye yanıt verdi.

“DENEYLER BİLİM İNSANLARININ VE ÖĞRENCİLERİN ARAŞTIRMALARI KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

“Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ne tür deneyler yapıyorsun?” sorusuna ise Gezeravcı,

“Deney konularımız, malzeme bilimi, biyoloji, fizik, tıp ve genetik alanlarında farklı disiplinlerde araştırma konularını içeriyor. Bu deneyler bilim insanlarının ve öğrencilerin araştırmaları kapsamında gerçekleştiriliyor.

Birkaç örnek vermem gerekirse, TÜBİTAK bünyesinde hazırlanan gMetal deneyimizde; kimyasal tepkimesiz şartlarda katı parçacıklar ile akışkan ortamı arasında homojen bir karışımın oluşturulmasına yerçekiminin etkisini araştıracağız.

Diğer yandan, tıp alanında, uzay ortamının insan sağlığı üzerindeki etkilerini incelediğimiz bir deneyimiz var. Bu deneyde radyasyona maruz kalmanın kansere neden olan baskılayıcı hücrelere etkisi inceleniyor. Ayrıca, yerçekimsiz ortamdan etkilenen henüz işlevi keşfedilememiş genler ve bunların bağışıklık sistemiyle ilişkileri araştırılıyor.

Bu etkilerin tespit edilebilmesi için, ilk önce dünyadayken kan örneklerim alındı. Şu anda da uzayda kan örneklerim alınmaya devam ediyor. Görev sonunda dünyaya inişimizi takiben de yine kan örneği vereceğim. Sonuçlar ilgili hocalarımıza gönderilecek.

TÜBİTAK UZAY Enstitümüz tarafından, gelecek günlerde gerçekleştirilmek üzere tasarlanan MİYOKA deneyimizde ise, Türk mühendisleri tarafından geliştirilen ve ilk defa uzayda uygulanacak bir elektronik kart üretimi teknolojisi test edeceğiz.

Rasat, Göktürk-2, İmece ve Türksat-6A uydularımızın kartları tasarlanıp üretilirken edinilen tecrübelerden ortaya çıkan bu özgün tekniğin, milli uzay programında yer alan diğer uzay projelerine, özellikle de Ay Araştırma Projesine paha biçilmez katkılar sağlamasını bekliyoruz. Bu deneyimizin entegrasyonu görevden sonra da devam edecek.

Son olarak, gençlerimizin devletimiz gözündeki önemini gösterdiği PRANET deneyinden bahsetmek istiyorum. Muş Bilim ve Sanat Merkezi’nden öğrenci kardeşlerimizin sunmuş olduğu PRANET deneyinde, propolis maddesinin etkilerini inceleyeceğiz.

Tüm bu deney çalışmalarından elde edilen verileri, görev dönüşü beraberimde dünyaya geri getirerek, analiz ve değerlendirme için bilim insanlarımıza teslim edeceğim. Sonrasında da bu veriler değerlendirilerek ülkemizin uzayda yürütülen ilk bilimsel araştırmalarının sonuçları elde edilecek” şeklinde yanıt verdi.

“UZAY İSTASYONU İÇİNDE DE ÇEKİMLER YAPMAYA ÇALIŞTIM”

“Bizimle uzaydan fotoğraf paylaşacak mısın?” sorusuna ise Gezeravcı,

Evet tabii ki. Bu da görevimin bir parçası. Öncelikle, bilim insanlarımızın ihtiyaç duyduğu, deneylerle ilgili fotoğraf ve videoları çekiyorum. Planlanan deneyleri gerçekleştirip, bunlarla ilgili gerekli verileri eksiksiz şekilde toplamak ilk hedeflerden bir tanesi.

Bunun yanında, fırsat oldukça, uzay istasyonu içinde de çekimler yapmaya çalıştım. Tabii bir de sizler için dünyanın fotoğraflarını çekiyorum. Bunları kademe kademe sizlerle paylaşacağım. Dünyamız okyanuslarının maviliğiyle, bulutlarının beyazıyla ve daha birçok rengiyle çok fotojenik bir gezegen, bunların fotoğrafları sizinle yakın bir süreçte buluşacak” dedi.

“TEK KELİME ILE HARİKA GÖRÜNÜYOR”

“Uzaydan dünyayı izlemek nasıl bir duygu?” sorusuna ise Gezeravcı,

Tek kelime ile harika görünüyor. Bu derin ve karanlık uzay boşluğunda, bize ev sahipliği yapan dünya, rengiyle insanı büyüleyen bir güzelliğe sahip. Bu görüntü, uzay boşluğundaki yaşam alanımızın eşsiz değerini derinden hissetmeme ve bu güzelliği muhafaza etmek için elimden geleni yapmam gerektiğini bir kere daha idrak etmeme vesile oluyor.

Gezegenimizi korumak için biz de ülke olarak yeşil ve temiz enerji üretimi projelerine odaklanmalıyız. Örneğin, buradan uzaya baktığımda Güneş’in sınırsız kaynağını görüyorum. Biz bu kaynağı dünya üzerinde çok sınırlı bir şekilde kullanabiliyoruz. Ayrıca Dünyaya benim bulunduğum yerden baktığınızda, onu sanki ilk defa görmüş gibi bir his kaplıyor içinizi.

Buradan bakıldığında, yani yeterince uzaklaştığınızda, aslında tüm dünya sizin yuvanız oluyor. Şehirleri, ülkeleri, dağları, okyanusları ve üzerindeyken sanki birbirinden ayrı ve farklıymış gibi görünen tüm ayrıntılarıyla, onun aslında tüm insanlığın yuvası olduğunu fark ediyorsunuz” dedi.

“UÇSUZ BUCAKSIZ BİR BOŞLUĞA BAKIYORMUŞUM GİBİ HİSSEDİYORSUN”

“Uzay İstasyonundan diğer tarafa, karanlık evrene bakmak ne hissettiriyor?” şeklinde yöneltilen soruya ise Gezeravcı,

Uçsuz bucaksız bir boşluğa bakıyormuşum gibi hissediyorsun. Ama galaksiler ve yıldızlarla süslenmiş bir boşluk bu. 2023 yılında fırlatılan İMECE uydumuzun çektiği Ay fotoğrafını ilk kez gördüğümde müthiş etkilenmiştim.

Şimdi buradan galaksilerin ve yıldızların büyüleyici görüntülerini gördükten sonra, evrenin sırlarının keşfinin ne kadar önemli olduğunu düşünüyorum” şeklinde yanıt verdi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.