enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,3528
EURO
34,4549
ALTIN
2.437,79
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun
Az Bulutlu
18°C
Samsun
18°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
18°C
Pazar Açık
21°C
Pazartesi Açık
28°C
Salı Açık
29°C

Rahat bir menopoz dönemi için neler yapılmalı?

Rahat bir menopoz dönemi için neler yapılmalı?
A+
A-

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Zehra Yılmaz, 7/24 Gündem Dergi’nin 7. sayısına konuk oldu. Yılmaz, menopoz dönemi hakkında bilgi verdi.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Samsun doğumluyum, ancak aslen Trabzonluyum.  Dedeler Samsun’a yerleşmişler. Evliyim. 3 çocuğum var. İlköğretimimi Samsun’da tamamladıktan sonra İstanbul’a taşındık.  Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunuyum. İhtisasımı Bakırköy Doğumevi’nde aldım. 

Hekim olmak çocukluk hayalimdi. Fakültenin son yıllarına kadar hep çocuk doktoru olmak istiyordum. Rahmetli annem, kadın doğum hekimi olmam konusunda çok ısrarcı oldu.

Atakum Nakliyat

Eskiden kadın hekim çok olmadığı için zorluk çekmişler sanırım.  Kadın doğum puanları çok yüksekti dereceyle giriliyordu. Çok istemesem de annemi de kırmayıp bir tane yazayım olmazsa da annecim ben yazdım gelmedi derim diye düşündüm. Sanırım annemin duası tuttu 🙂

Sonraki süreçte iyi ki de bu branşı seçmişim diyorum.  Kadınların hayatlarına dokunmak çok güzel bir his. Onların gebelik süreci, doğumu, jinekolojik sıkıntıları gibi tüm süreçlerde  aslında  ruhsal bir bağ da kurmuş oluyoruz.  Zor yanları da var elbette. Mesela ben yazın tatil planı yapamam. Hastalarımın doğum takvimine göre tatilimi ayarlarım. 10 -15 gün öncesinde hastalarımın durumuna göre plan yapabiliyorum. Ailem de mecburen o plana uymak durumunda kalıyor.

İhtisas sonrası 2015 gibi Samsun’a dönme kararı aldık ailelerimiz burada olduğu için.  Başta çok istekli değildim Samsun’a gelmek için.  İstanbul’a alışmışım çevrem orada ve Samsun’da o dönemde bu kadar gelişmemişti.

10 yıl kalırım geri döneriz demiştik ama 18 yıl olacak neredeyse.  Artık zorunluluk olmazsa İstanbul’a dönmem diye düşünüyorum.  

Samsun’da ilk olarak Kızılay Tıp Merkezi’nde, sonrasında Samsun Büyük Anadolu Hastanesi’nde  9-10 yıl kadar çalıştım.  5 buçuk yıl kadar Medikal Park Hastanesi’nde çalıştıktan sonra kendi kliniğimi açma zamanımın geldiğine inandım. Hepsi güzel bir süreçti ancak kendi kliniğimde olmak daha son nokta gibi oldu benim için. 4 yıldır kliniğimde hizmet vermekteyim.

Çalışmayı seven bir yapınız olduğu açık, ama işiniz dışında neler yapmaktan hoşlanırsınız?

Boş durmayı sevmem. Evimle ve çiçeklerimle uğraşmaktan ekstra keyif alıyorum. Muhtemelen de emekliliğimde ya butik bir restoran ya da bir çiçek serası açarım diye düşünüyorum.

Bunun dışında Türk Tabipler Birliği’nin korosuna devam ediyorum. Yürüyüş yapmaktan ve bisiklet sürmekten hoşlanıyorum.

Kadınlardaki menopozal süreçten bahsedelim isterim. Bu dönemle ilgili çok fazla yanlış bilgi var. Korkulacak bir şey mi menopoz?

Kadın yaşamının yarısı menopozal dönemde geçmekte ve bu konuda toplumumuzda pek çok yanlış algı var. Menopozdan sonra kontrole gitmeye gerek yok nasılsa doğurganlığım bitti gibi.  Aslında menopozdan sonraki süreç çok önemli. Çünkü biz bazı tedbirleri alıp  sorunları erken çözmezsek,  menopoz sonrası birçok hastalıkta ciddi risk artışı oluyor. 

Kemik erimesinden tutun, kalp problemleri, yüksek kolestrol, inme, nörolojik  ve daha da ilerlediğinde cinsel fonksiyonlara kadar ciddi sıkıntılar olabiliyor. Dolayısıyla biz her kadının risk faktörü yoksa bile senede bir kere rutin jinekolojik muayene olmasını öneriyoruz.

O muayene için on dakikalarını ayırıyorlar belki sadece ama birçok hastalığı erkenden teşhis etmiş oluyoruz.  Böylece kadınların yaşamlarına daha sağlıklı bir şekilde devam etmelerini sağlayabiliyoruz. Menopozal dönem özellikle bunlardan biri.  Çünkü biliyoruz ki o yaş gruplarında çok fazla hormonal düzensizlik var. Buna bağlı önlemler alınmazsa; rahim,  yumurtalık,  meme,  kolon kanseri gibi bazı kanserlerde risk artışı olabiliyor. Bunların önüne geçmek çok önemli. 

Östrojen hormonunun azalmasının ne gibi etkileri oluyor kadınlarda?

Kadınlarda östrojen azaldıkça risk faktörleri 5-6 kat artmakta.  Burada yeterli tedaviyi, vitamin desteğini, egzersizi, diyetini ayarlayamazsak birçok hastalıkla karşı karşıya kalıyoruz. Kalp ve nörolojik  problemler gibi.  Son dönemlerde alzheimer, demas kadınlarda çok daha erken yaş grubunda (50-60 yaş) görülmeye başladı ve tedavi edilemiyor.

Östrojen eksikliğine bağlı nöbet şeklinde gelen ciddi ateş basmaları, uykudan uyanma gibi fizyolojik durumlar yaşanmakta. Gün içerisinde bu olumsuz etkiler çok sık oluyor kişinin hem yaşamını etkiliyor hem de kişide nörolojik hastalıklara sebebiyet verebiliyor.  Bu anlamda insanları bilinçlendirmek ve alınacak tedbirleri erken dönemde almak önemli. 

Günümüzde kadınlar artık 45 yaşına kadar gayet sağlıklı ve eskiye nazaran daha da bakımlılar.  Fiziken ve ruhen de genç görünmek istiyorlar. Ancak menopozal süreçten sonra ilk beş yıl normal geçse de 60 yaşına geldiklerinde yaşlılık durumuna giriyorlar. Hepsinin bir ilaç kullanım öyküsü var.  Tansiyon, kolestrol, şeker, kilo  artışı…

Aslında menapozal süreç yaşamın en güzel dönemi.  20-30 yıl sağlıklı yaşamak yerine;  hastanelerde geçiyor en güzel dönemlerimiz.  Bu nedenle de kadınların özellikle bu konuyu önemsemelerini istiyorum.

Hormonal, bitkisel, vitamin bazlı gibi çok sayıda alınacak tedbirler var. Hastayı değerlendirerek karar veriyoruz tedavi sürecine.  Çok genç yaş grubuysa ve östrojen almasında başka bir risk faktörü yoksa östrojen öneriyoruz.

İleri yaş grubundaki hastalarımızda ise;  takviye, östrojen benzeri  vitaminler, bitkisel  ilaçlar, yaşam şekline dikkat etme tedavinin aşamalarından bazıları.

Menopozla beraber artık yaşlandık algısı başlıyor galiba değil mi kadınlarda?

Menopoz süreci fizyolojik bir süreç. Bu süreci daha bilinçli, sağlıklı, keyifli, daha aktif geçirebiliriz diye düşünüyorum. Bu konu genel  yaşamda çok önemsenmeyen bir konu.  Bu sebeple menopoz konusuna değinmek istedim okurlarımız için.

Gezerken hep dikkatimi çeken bir şey var mesela. İstanbul gibi yerlerde çok sayıda turist kafileleri oluyor baktığımızda hep yaşlı kişiler. Biz de ise kadınlarımız belirli yaştan sonra eve kapatıyorlar kendilerini.  Çünkü yürüyecek durumları yok, tansiyon, şeker, astım, kalp gibi hastalıkları var ve bunlara bağlı psikolojileri iyi değil.

Ancak yabancılar gayet sağlıklılar çünkü o süreci bilinçli geçirdiler. Sonuçta aynı fiziki şartlara sahipsek biz de bilinçli yaşayabiliriz diye düşünüyorum. Her şey maddiyatla ilgili değil;  bilinçlenmekle de ilgili bence. 

Bu süreçte fiziksel aktivite de çok önemli.  Baktığımızda 60 yaşından sonra rutin bir yaşamları oluyor kadınlarımızın.  Evde oturup televizyon izliyor, ev işleriyle uğraşıyor. Oysa her gün bir saat bile bir yürüyüşe çıksa, ruhen, zihinsel, fiziksel olarak çok fayda görecektir.

Menopoz döneminde yaşanan sıkıntılardan biri de idrar problemleri oluyor. Bu konuda lazer tedavisinden faydalanılıyor değil mi?

Evet. Östrojen eksikliğine bağlı çok sayıda rahatsızlık ortaya çıkıyor.  Özellikle “genital üriner sendromu” dediğimiz ciddi derecede vajinal ve idrar problemleri gibi.

Vajinal bölge nemli bir bölge. Östrojen eksikliğine bağlı bu bölgede kuruluk oluyor. Bu kuruluğa bağlı yapışma; cinsel ilişkide problemler, idrar kaçırma, idrar yaparken yanma, günlük hayatta batışma, kaşıntı gibi çok sayıda problem meydana geliyor.  Bu sorunlar kişinin hayatını,  günlük yaşamını, sosyal aktivitelerini engellemekte.

Kadınlar bu sorunları idrar yolu enfeksiyonu gibi algılayıp ya ürolojiye ya da aile hekimine gidiyorlar. Sürekli antibiyotik kullanıyorlar. Bir poşet ilaçla gelip bunları kullandık ama çok çözüm olmadı diyen hastalarım oldu. Çünkü asıl problem, hem vajinal hem üretra dediğimiz idrar içerisindeki östrojensizliğe bağlı  semptomlar.

Lokal östrojenli kremler de var tedavi için maalesef  bunlar çok çözüm olamıyor. 60-70 yaş arasındaki hastalarımızda östrojen kullanımını önermiyoruz.  Onlar için lazer daha etkili bir seçenek oluyor. 

Lazerin ilk ortaya çıkış süreci de bu şekilde başladı.  “Post menopozal dönemdeki kadınların kuruluk problemi”  için üretildi.  Sonra birçok alanda kullanılmaya başlandı.  Etkili ve kolay bir uygulama. Hastaya göre değişse de genellikle  3 seans sürüyor.  Gerekli olduğu durumlarda kan tedavileri, PRP gibi tedaviler de ilave edebiliyoruz.  Birinci seansın sonunda bile ciddi bir rahatlama oluyor.

Ama 3 seansın sonunda hasta şikayetlerin çoğundan kurtulmuş, yaşamına çok daha konforlu bir şekilde devam edebiliyor. 

Erken menopoz biraz da genetik sanırım. Bu süreci geciktirmenin yolu var mı?

Aslında her kadının senede bir kere jinekolojik kontrole gitmesi gerekiyor.  Ancak bu genelde fazlaca ihmal edilmekte.  En azından adet düzensizliğiniz başladığı anda doktorunuza görünün.

Kişi, gençse ve menopoz yaşından erken bu süreçleri yaşamışsa,  risk faktörü varsa hastayı değerlendirerek karar veriyoruz tedavi sürecine.  Genelde östronojik ilaçlarla bu süreci uzatıyoruz. Bunun ilaç, bant, krem formunda olanları var.  Bunun haricinde hormon olmayan yöntemlerle de, beslenme alışkanlığı, vitamin desteği, egzersiz ile de bu süreç uzatılabilir.

Doktorunuzla iletişim halinde kalmak, sağlıklı bir menopoz süreci geçirmenin temelidir. Unutulmamalıdır ki, menopoz bir son değil, bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatmak mümkündür.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.