enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
31,4027
EURO
34,0372
ALTIN
2.101,07
BIST
9.097,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun
Hafif Yağmurlu
12°C
Samsun
12°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Az Bulutlu
16°C
Salı Yağmurlu
13°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
10°C
Perşembe Çok Bulutlu
8°C
Love in Love
Love in Love

Samsun’da genç ve yeni bir vizyon: ESC Mimarlık

Samsun’da genç ve yeni bir vizyon: ESC Mimarlık
27 Aralık 2022 11:53 | Son Güncellenme: 2 Şubat 2024 17:55
A+
A-

Samsun’da yaptıkları projelerle kendilerinden söz ettiren, iki genç kadının kurduğu ESC Mimarlık kente yaptığı estetik dokunuşlarla dikkat çekiyor.

Samsun’da iki genç kadının kurduğu, projeleriyle adından söz ettiren ESC Mimarlık, 7/24 Gündem Dergi’nin ikinci sayısına konuk oldu. ESC Mimarlık’ın kurucuları başarılı iş insanları Elif Cansu Akıncı ve Seda Demirkan, 7/24 Gündem Genel Yayın Yönetmeni Nevin Aydoğan’ın sorularını yanıtladı.

Sizi tanıyabilir miyiz?

Elif Cansu Akıncı: Aslen Muğlalıyım ancak İstanbul’da doğup, büyüdüm. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi mezunuyum aynı zamanda mimarlık alanında daha da ilerleyebilmek adın OMÜ’de İç Mekan Tasarım okudum. Mezuniyet sonrası 3 yıl kadar İstanbul’da bir çalışma hayatım oldu daha sonra evlenerek buraya geldim ve Atakum’da bir ofis açmaya karar verdik. Seda da zaten daha İstanbul’da önceden çalıştığım ofisimden arkadaşımdı. Beraber burada bir ofisimizi açtık. Meslekte 4. yılımızı bitirdik, ESC Mimarlık da tam 1. yılında. Samsun’da bir yıl içerisinde önemli işler başardığımızı düşünüyorum.

Seda Demirkan: 1995 yılında Samsun’da doğdum. Üniversite eğitimim için İstanbul’a gittim, tam burslu olarak Doğuş Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun oldum, yine aynı üniversitemde yüksek lisans eğitimime devam ediyorum. Elif’in dediği gibi İstanbul’da birlikte çalıştık, benden önce Samsun’a geldi. 8 ay sonra ben de Samsun’a döndüm ve beraber ofis açmaya karar verdik.

ESC’nin açılımı nedir ve ofisinizde hangi hizmetleri sunmaktasınız?

Elif Cansu Akıncı: Daha çok butik işlere ağırlık veriyoruz yani kişiye özel villalar, villa tasarımları, villaların iç dekorasyonu, kafe, restoran, iş yerleri, klinikler vb. alanlarda faaliyet gösteriyoruz şu anda. Örneğin biri villa istiyorum dediğinde ona anahtar teslim statik mimar projesinden etütlerine kadar her şeyini yaparak yardımcı oluyoruz.

ESC Mimarlık olarak Samsun’da referans olarak gösterebileceğiniz bir projenizi bizimle paylaşır mısınız?

Elif Cansu Akıncı: Şu an Efor Gübre’nin binasını yapıyoruz, bu projemize o iyi bir referans diyebilirim. Daha önce çalıştığımız butik işlerde yabancılarla çalıştık, klinik yaptık diyebilirim ancak İstanbul’daki projelerimiz kuyumculuk, otel, villalar gibi çalışmalar yaptık.

Seda Demirkan: Çok kısa zamanda birçok güzel projede yer aldık diyebiliriz.

Yapmak istediğiniz ya da hayalinizdeki proje desem…

Seda Demirkan: İkimizin de aslında ortak olarak çok fonksiyonlu komplike bir bina yapmak var diyebilirim.

Elif Cansu Akıncı: Hayallerimizi daha önce İstanbul’da gerçekleştirmiştik aslında ama onları Samsun’da da yapmak istiyoruz. Şu anda çok komplike bir villa; hamamıyla, süit odalarıyla, havuzuyla yani ultra lüks bir villa özellikle Samsun ve Atakum’da yapmak istediğimiz bir proje. Onun dışında ofisler var ama onları zaten yaptık. Ancak Atakum’da çok komplike her yönüyle süper bir villa yapmak bence bu bizim burada yapabileceğimiz en iyi iş olacak.

Özellikle iç mimarlık son dönemlerde çok popüler bir meslek haline geldi, siz bu konuya nasıl bakıyorsunuz?

Elif Cansu Akıncı: Bence bu sektörde fark yaratmak bir işe ne kadar ilgi duyduğunla, ne kadar sorumluluk sahibi olduğunla alakalı. Sektördeki diğer firmalardan en büyük farkımız, çok iş alma yanlısı değiliz. 5 tane işimiz olacağına 2 tane işimiz olsun ama biz buna tam odaklanalım, onun her şeyi ile ilgilenelim, başka bir taşeron sokmayalım. Samsun piyasasında şu an taşere etme olayı var. Biz tamamen kendi ustalarımızla, kendi sorumluluğumuz altında çalışıyoruz.  Aldığımız işlere ticari bakmıyoruz, kendimiz oturacakmışçasına, ev sahibinin göremediği altyapı vs. hatalarını bile görüp onu düzeltme odaklı olduğumuz için bence diğer mimarlardan farkımız bu diyebilirim.

En sevdiğiniz tarz hangisi?

Seda Demirkan: İkimiz de rustik tarzı, romantik tarzı çok severiz ancak şu an ikimizin de modern bir çizgisi var. İstenilen, talep edilen tarz da zaten modern olduğu için bizde o çizgiden ilerlemeye devam ediyoruz.

Elif Cansu Akıncı: Projeye başlarken müşterilerimize tarzlarını soruyoruz, birkaç fotoğraf ile örneklendirmelerini istiyoruz. Bir yatak odası, oturma odası vs. görselleri gördükten sonra müşterinin tarzını anlıyoruz ve bu doğrultuda önce evin rölevesini alıyoruz sonra üç boyutlu çalışmalar yapıyoruz. Böylelikle çıkan sonuç da ev sahipleri tarafından beğeniliyor.

Doğal ahşap kullanımı çok yaygınlaştı, bu kısa süreli bir trend mi?

Seda Demirkan: Aslında trendler hep birbirini takip ediyor. Natürellik ve yapaylık olarak kendi arasında sürekli olarak bir değişim yaşanıyor. Natürellik bitecek yapaylık başlayacak daha sonra tekrar natürellik derken bu çizgi aslında hiç bozulmadan devam edecek. Bu süreçte tabi ki farklı trendler, tasarım örnekleri çıkacak ama birbirini tekrar etmeye devam edecek diye düşünüyorum. Şimdi ahşap, kış bahçesi konseptli balkonlar moda oldu.

Elif Cansu Akıncı: Bence doğal ahşaplar, hasırlar pinterestin hayatımıza kattığı şeyler. Kendi adıma tarzım değil ben daha çok modern çizgiler, soft tonlar, keskin mobilyalar kullanmayı tercih ediyorum. Ahşabın modası da geçecek, yeni evlenen insanlar evlerini o tarz da döşemeye başladılar ancak 1-2 yıl sonra aslında o eve çok uyumlu olmadığını fark edecekler. Bence ahşap belki bir balkonda kullanılabilir, kendine ait özel bir odan varsa veya hobi odası gibi alanlarda kullanılabilir. Evin bütün her yerine yayıldığı zaman yenilikten çıkıp eskiye doğru gidiyor, ev çok çabuk eskiyor diye düşünüyorum. Pinterestteki tek bir kareye aldanıp ev o şekilde döşeniyor ve ben bunu doğru bulmuyorum.

Doğru tarzı nasıl belirleceğiz peki, neye dikkat edilmeli?

Elif Cansu Akıncı: Doğru tercih bence eve en uygun olan tercihtir. Mesela salon dar ise daha küçük mobilyalar kullanılmalı. Evin şekline göre eşya seçimi yapılmalı, bir de tarzınıza uygun rustik ama daha modern çizgili tasarımlar tercih edilmeli. Pinterestteki tek karelik görüntülere aldanıp hareket edilmemeli çünkü pinterest aslında tamamen yanıltıcı. Modası tamamen geçtiği zaman her şey boşa yaptırılmış olacak. 

Seda Demirkan: Pinterestin güzel gelmesinin sebebi, ton sür ton fotoğraflar karşımıza çıkıyor, onlar da kişiyi kendisine çekiyor. Pinterestin yüzde 90’ı da zaten efekt oluyor.

Modası geçmeyecek, zamansız bir tasarım yada materyal var mı sizce?

Elif Cansu Akıncı: Modası geçmeyecek olan şeylere örnek vermek gerekirse mutfak dolaplarında beyaz renk diyebilirim çünkü her şeyle kullanılabiliyor, harmanlanabiliyor. Zaten şu an en çok da kullanılan renk beyaz oluyor. Mobilyada gri tonları diyebilirim, her zaman her yere uyabilecek tonlardır. Kuvars tezgahları çok öneriyoruz, özellikle son 2 yıldır Samsun piyasasına da girmiş bir ürün ve inanılmaz kullanılıyor. Kullanış açısından, daha soft ve sade bir görüntü vermesi açısından, artık herkes mermerler, granitleri toplayıp kaldırdı ve kuvars kullanıyorlar. Işıklarda da eski beyaz ışıklar kalktı gün ışığı tercih ediliyor.

Seda Demirkan: Artık gelen müşteriler bilinçli. Araştırıp geliyorlar. Kuvars, lake mobilya ve beyaz mutfaklar revaçta. Minimalist tarzda çalışmaya başladığımız çoğu müşterimiz sonradan minimalistlikten çıkabiliyor. Odayı doldurmaya başlıyoruz ama gün sonunda ortaya o tarzdan çok uzak çalışmalar çıkıyor.

Elif Cansu Akıncı: Artık evlerde metrekareler düştü. Samsun’da evler ortalama 130 metrekare iken şu anda 90-100 metrekarelere kadar düştü. Bununla beraber artık konsollar, ayaklı tv üniteleri gibi mobilyalar kalkmaya başladı. Odaları daha kalabalık değil de daha ferahlatacak mobilyalar kullanılmaya başlandı. Televizyonlar bile kalkmaya başladı diyebilirim. Samsun’da balkon ebatları büyük, bu sebeple kış bahçeleri konsepti de şu an çok revaçta.

Ahşap bungalov evler hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Elif Cansu Akıncı: Bungalov evlerde, evet maliyet ilk etapta biraz düşük olabilir ama 50 yıllık totale vurduğunuz zaman, betonarmeden daha pahalı hale geliyor. Çünkü bakım isteyen ve çabuk eskiyebilen yapılar. Özellikle sosyal medyanın etkisiyle popülerleşti bu yapılar ancak betonarme her zaman bir tık öndedir. Çünkü sağlamdır, çok uzun ömürlüdür, tamiratı çok daha kolaydır. Bungalov evlerde yalıtım da sıkıntılı. Prefabrik evler gibi onların da modasının geçeceğini düşünüyorum.

Son olarak iki genç mimarın gözünden Samsun’u değerlendirelim isterim

Seda Demirkan: Beton yığını. Buranın eski halini bilen birisi olarak, 8 yıl İstanbul’da yaşadım ancak döndüğümde büyük bir beton yığını ile karşılaştım. Gördüğüm bildiğim ormanların, yeşillik alanların hiçbiri şu anda yok, tabi ki bu durum talep ile alakalı ancak hayal kırıklığı yaratan bir durum.

Elif Cansu Akıncı: Mimari açıdan bence Atakum’da oturan insanların vizyonları aşırı iyi. Kaliteden anlıyorlar ve istekleri de bu doğrultuda oluyor. O konuda iyi ama Atakum’un mimarisi buna pek uygun değil. Evler birbirlerine çok yakın, hiçbir ev nizami değil. İstanbul bile kendi içerisinde daha nizami, sokaklar daha kullanışlı. Ama burada bütün binalar denize doğru baktığı için bütün yollar birbirinden çıkmış durumda. Kendi içerisinde bir çevre düzenlemesi yok tamamen denize uymuş durumda. Evet İstanbul daha kötü ama İstanbul’da bir kentsel dönüşüm var. Buradaki yapılar daha yeni, kentsel dönüşüm yıllar sonra yapılacak. Yeni yapılırken bu kadar çarpık yapılması bizim garibimize gidiyor. Önce bir şehir planlaması yapılıp daha sonra evler içerisine koyulmalı diye düşünüyorum ancak biz tam tersini yapıyoruz.

Seda Demirkan: İstanbul’da biz bunu deneyimledik, ağzımız yandı ama bir sonuca vardık. Şu anda ona göre bir yol kat ediliyor, burada o deneyim yaşanmadığı için aynı çarpıklık devam ediyor.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.